Son yorumlar

AÇILMIYOOO SALAK ŞEYYYYYYYYYYYYYYYYYY

22/01/09 @ 14:11:23
tarafından sanane


______Daniell Seni çook seviyorum___

14/12/08 @ 18:52:55
tarafından yılmaz


Takvim

Kasım 2011
PztiSalÇrşPerCumCmtsiPaz
 << <Şub 2012> >>
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Şu anda kimler hatta?

Uye: 0
Ziyaretçi: 1

Ilan

rss Sindikasyon

Tema seçin



Arşivler

Bu tarihde yollanınan yazıların ilanı: 01/01/01

Tom Felton Röportajı ... Azkaban Tutsağı (Draco Malfoy)

Tom Felton Röportajı ... Azkaban Tutsağı

 

Marie: Küçük bir çocukken en sevdiğin kitaplar hangileriydi?

Tom: Dürüst olmak gerekirse, bunu söylemek muhtemelen iyi bir şey olmayacak ama, bende R.L. Stine'ın Karadam adlı bir korku kitabı vardı. 8-9 yaşlarındayken o kitabı çok severdim. Kütüphaneden ödünç almıştım ve geri vermemiştim. Çok iyi bir kitaptı. Çok etkilenmiştim. Diğerlerinin hiçbirini okumadım, sadece bu kitabı okudum, nedense elimden bırakamadım bir türlü. Çocukken bütün Goosebumps kitaplarına da sahiptim.

Marie: Anladığım kadarıyla balık tutmayı çok seviyorsun.

Tom: Evet, bu doğru.

Marie: Özellikle yakalamayı sevdiğin bir balık türü var mı?

Tom: Evet, sadece sazan balığı. Başka balık avlamam.

Marie: Peki neden?

Tom: Çünkü onlar en güzel balıklar ve yemeniz gerekmiyor. Onları yakalayıp geri atabiliyorsunuz ve tekrar yakalıyorsunuz. Yakaladığınızı yemekle karşılaştırınca daha az vahşi bir spor.

Marie: Hiç turnuvalara katıldın mı?

Tom: Evet, geçen Ağustos'ta New York'taki St. Lawrence nehrinde bir gençler arası sazan turnuvası düzenledik. Birkaç kişiyle birlikte ben de ev sahibiydim. Aslında fikir ağabeyime aitti, sonra ben turnuvayı New York Ticaret Odası ile birlikte gerçekleştirdim. Çok eğlenceliydi. İyi vakit geçirdik.

Marie: Sen de katıldın mı?

Tom: Evet, öğretim sınıfıyla birlikte yardım ettim. Barbekülere ve partilere gittim. Nehir kenarındaki her balıkçıyı nasıl yaptıklarını görmek için görmeye gittim, onlara birkaç ipucu falan vermeye çalıştım. Ama evet, çok eğlendik. Kesinlikle iyi vakit geçirdik ve gelecek yıl bunu kesinlikle tekrarlayacağız.

Marie: Kazanan balığın kaç kilo olduğunu hatırlıyor musun? Kazanmak için balığın ağırlığı mı önemliydi?

Tom: Şöyle, iki ana ödül vardı - biri en büyük balık için ve bir de en çok balık yakalayan için (toplam ağırlık olarak ölçüldü). Yakalanan en büyük balık 15 kg idi. Fakat birçok 10 kiloluk balık da vardı.

Marie: Senin yakaladığın en ağır balık ne kadardı?

Tom: 18.5 kiloydu. St. Lawrence'te tutmuştum, 2 yıl önce ağabeyimle ilk kez geldiğimiz zaman. Güzel bir örnekti gerçekten.

Marie: Şu anda okulda ne tür matematik okuyorsun?

Tom: Şu anda GCSE'lerime hazırlanıyorum; birçok denklem ve trigonometri var.

Marie: Matematiği seviyor musun?

Tom: Eğlenceli olabiliyor. Eğer bir sorun varsa ve çözmek için matematik gerekiyorsa, bunu nasıl yapabileceğimi bilmek hoşuma gidiyor. Bir şeyleri çözmeyi eğlendirici buluyorum.

Marie: Şu anda hangi GCSE'ler için çalışıyorsun?

Tom: İngilizce, matematik, coğrafya, fizik, iş bilgisi, din bilgisi, bilişim teknolojisi, biyoloji, kimya, Fransızca ve tasarım teknolojisi alıyorum.

Marie: Ne kadar uzun bir liste bu! Ve bunları 3. Harry Potter filmini çekerken çalışıyorsun. Bunu nasıl yapıyorsun?

Tom: Şu anda sınavlara giriyorum ve şu ana kadar pek kötü gitmedi.

Marie: Sınavlardan sonra ne olacak?

Tom: GCSE'leri bitirince okulu bitirebiliyorsunuz.

Marie: Yani üniversiteye devam edebileceğin anlamına mı geliyor?

Tom: Eğer istersem, evet.

Marie: Peki sen istiyor musun?

Tom: Evet. Birkaç yıl ara vermeyi düşünüyorum, belki birkaç film daha çekerim, ya da başka şeyler yaparım. Southampton'daki yüksek okula gitmeyi planlıyorum, balıkçılıkla ilgili bir okul. Yine, ağabeyim 2 yıl önce oradaydı ve süper olduğunu söyledi, ben de dört gözle bekliyorum.

Marie: Tam olarak ne okuyacaksın?

Tom: Asıl dersler balıkçılık bilgisi olarak adlandırılıyor, ayrıca suyla ilgili genel bilgileri ve balıkçılık idaresini öğreniyorsunuz.

Marie: Peki kariyer olarak balıkçılığı seçersen hazır olacak mısın?

Tom: Çok fazla kariyer seçeneği yok. Sadece balıkçılığın kendisiyle ilgili genel bilgiler var. Tüm ortamı öğrenmekle ilgili. Orada öğrettikleri bazı şeyleri bilmeyi istiyorum, örneğin bir göl yapmak gibi. Eğer bir göl yapmak istersem, nasıl yapacağımı bilmek isterim. Yani orası balıkları öldürmeden güven içinde nasıl tutacağınızı öğretebilecek bir yer. Büyük bir dünya.

Marie: Çevreyle çok mu ilgilisin?

Tom: Evet. Kendimi doğada giderek daha rahat hissediyorum. Gerçekten gevşeyebildiğim tek yer bir ağacın üstü veya dışarıdaki herhangi bir yer. Dışarıda olmayı seviyorum.

Marie: Tatil için gittiğin favori yer neresi?

Tom: En güzel tatilim New York'ta, St. Lawrence nehrindeydi. Şüphesiz orası benim için mükemmel bir yer. Çok ama çok genişti. Güzeldi.

Marie: Orayı ilk kez nasıl keşfettin?

Tom: Ağabeyimin 21. yaş günüydü ve annem ona benimle beraber istediği yerde balık avlamaya gitmesi için para vereceğine söz vermişti. Ağabeyim St. Lawrence'a gitmeyi seçti. Joe Babbitt'in çalıştırdığı St. Lawrence Experience'la gittik, şimdi yakın arkadaşımız. Orada 10 gün kaldık ve hayatımızın en iyi haftasıydı, o zamandan beri tekrar gidiyoruz. Şimdiye kadar 3 kez gittik.

Marie: Bu yaz Harry Potter'ın yanı sıra başka büyük filmler de geliyor. Mutlaka görmeliyim dediğin filmler var mı?

Tom: Sinemaya fazla gitmiyorum. Şaşırtıcı olduğunu biliyorum ama sinema benden epey uzak ve henüz bir arabam yok. Bunun için çalışıyorum. Arabamı alır almaz sinemaya daha sık gideceğim. Çok sık gitmediğim için şu anda ille de görmek istediğim bir film yok. Çoğunlukla DVD'sinin çıkmasını bekliyorum.

Marie: Şu anda Harry Potter'dan başka çekeceğin film var mı?

Tom: Hayır. Dördüncüyü çekmeyi dört gözle bekliyoruz ve birkaç ay içinde başlayacağız. Şimdilik bundan başka film yok.

Marie: Harry Potter filmlerinden bu yana hayatındaki en büyük değişiklik ne oldu? En iyi anın ve en kötü ya da en utandırıcı anın hangisi.

Tom: Harry Potter filmleri başladığından beri aslında hiçbir şey değişmedi. Sadece şunu söyleyebilirim, başkalarıyla çalışmak okuldan çok farklı bir ortam. Eğer bir sürü insanla bir sette birlikteyseniz, herkesin birlikte çalıştığını görmek hoş oluyor.

Marie: Şu andaki en yakın arkadaşların daha çok filmde tanıştığın kişiler mi, yoksa hala okula beraber gittiğin yakın arkadaşların mı?

Tom: En yakın arkadaşlarım hala okula beraber gittiğim arkadaşlarım, fakat işe gitmek, stüdyoda olmak ve konuşabileceğim, iyi anlaşabileceğim insanlarla olmak da güzeldi.

Marie: Çocuklar seni gördüğü zaman Malfoy olarak mı tepki gösteriyorlar yoksa "Oyuncu Tom" olarak mı görüyorlar?

Tom: Malfoy olarak görüyorlar. Her zaman sizi tanımadan önce etiketinizi görüyorlar.

Marie: Sana kötü davranıyorlar mı?

Tom: Yo, kaçıp bir köşenin ardına veya birinin bacaklarının arasına saklanıyorlar.

Marie: Saçın aslında ne renk?

Tom: Kahverengi.

Marie: Ama yine de seni tanıyabiliyorlar öyle mi?

Tom: Artık pek tanınmıyorum, çünkü saçımı çok kısa kestirdim, ama hala tanıyanlar oluyor. Pek dışarı çıkmıyorum.

Marie: Biri seni tanıdığı zaman başına gelen en komik şey ne?

Tom: Çocuklara Malfoy ile tanışacakları söylenince heyecanlanıyorlar ve sonra beni görünce kaçıp saklanıyorlar. Kötü davranmalarını bekliyorsunuz ama hayır, gerçekten korkuyorlar. Sanırım bunu kara mizah olarak düşünmemem gerekiyor.

Marie: Okulda en sevdiğin dersler hangileri?

Tom: Coğrafyayı seviyorum. Hangi yerin nerede olduğunu bilmek hoşuma gidiyor. Ve öğle yemeği. Öğle yemeği gerçekten iyi. Fiziği seviyorum. 3 temel bilimden en iyisi o bence, çünkü genelde daha yararlı. Zamanla hız ve zaman hakkında bir şeyler öğreniyorsunuz ve çok akıllıca şeyler.

Marie: İyi birini oynamayı heyecanla bekliyor musun?

Tom: Hayır. Şey, bilmiyorum. Şimdi bu karaktere bağlı kalmaktan mutluyum. Fakat Potter'ın mirası bittikten sonra iyi birini ya da bir şekilde farklı birini; çok kinci olmayan birini oynamayı istiyorum.

Marie: Evcil hayvanın var mı?

Tom: Birkaç balığım vardı, güzel sazanlar, fakat akvaryuma sığmayacak kadar büyüdüler. Şimdi hayvan beslemiyorum.

Marie: Harry Potter'da baykuşlarla sahnelerin var mı?

Tom: Hiç baykuş sahnem olmadı ama onları seyretmeye gittim. Tutmaya çalışmadığınız sürece sorun yok.

Marie: Geçtiğimiz 6 ay içinde okuduğun en iyi kitap hangisiydi?

Tom: Birkaç sazan balıkçılığı kitabı okudum. Bu tür kitaplar çok ilgimi çekiyor, çünkü sazan balıkçıları genel ortamı çok iyi anlatıyorlar.

Marie: Stres atmak için ne yaparsın?

Tom: Okumayı severim, balık tutmayı severim. Balıkçılık her zaman bir rahatlama yolu.

Marie: Alışverişi sever misin?

Tom: Evet, gerçekten severim. Bu konuda saplantılıyım. Güçlü bir satın alma isteği duyuyorum, mesela internetten alışveriş etmek gibi. Alabileceğim her tür acayip aygıtı arıyorum.

Marie: En son ne tür bir şey aramıştın?

Tom: En son aldığım şey sadece bir bisikletti. Çok güzeldi; bir Kona. Güzel bir bisiklet, gurur ve neşe kaynağım.

Marie: Filme çekilmesini istediğin bir kitap var mı, varsa orada hangi rolü oynamak isterdin?

Tom: Aslında var. The Darren Shan serisi (Cirque du Freak). Hiç duydunuz mu? Bence onlardan müthiş film olurdu, bende herhangi bir karakteri zevkle oynardım. Ana karakter olan Darren'i oynamayı isterdim. Eğer bu filmi yaparlarsa, kendimi o rolde görebiliyorum.

Marie: Koleksiyon yapıyor musun?

Tom: Hayır, koleksiyon yapacak tipte bir insan olmadığımı düşünüyorum. Balıkçılıkla çok uğraşıyorum.

Marie: Eğer ıssız bir adaya düşersen yanına alacağın 3 şey ne olurdu?

Tom: Olta, makara ve konuşabileceğim biri -Beyoncé gibi. Güzel bir pop yıldızı bir ıssız adada kendinizi iyi hissetmenizi sağlayabilir. Bir cin. Evet, bir lamba cini bu işi çok güzel hallederdi.

 

 

Söyleşi: Marie Morreale
ve Lindsay Guastafeste
Kaynak: Scholastic Yayınevi

Admin · 329 görünüşler · 1 yorum
13 Ara 2008

Rupert Grint Röportajı ... Sırlar Odası

Rupert Grint Röportajı ... Sırlar Odası

 

Rolü nasıl aldın?

İngiliz çocuk programı Newsround'u izliyordum; programda Harry Potter oyuncu denemelerine katılmak için ne yapılması gerektiğini duyuruyorlardı. Önce bir mektup yolladım; haftalarca cevap gelmedi. Sonra bir kaset doldurmam gerektiğini öğrendim. Annemin yardımıyla filmde Ron rolünü ne kadar çok oynamak istediğimi söyledim, Ron için kendi yazdığım replikleri okuduğum bir kaset doldurdum. Sonra bir gün oyuncu direktörü beni aradı. Sahne testlerini geçtim ve rolü aldım!

İkinci kitapta en sevdiğin şey neydi?

En çok Whomping Willow'u ve uçan bir araba sürüyor olmayı sevdim. Kitabın korkutucu olmasını da sevdim; filmin de öyle olacağını biliyordum. Uçan aravada olmak çok zevkliydi. Kendimi lunaparktaki dönme dolaba binmiş gibi hissettim, tabii çok daha hızlıydı.

En sık sorulan soru ne?

Daniel Radcliffe ile tanışıyor musun?

Ron karakteriyle nasıl bir ilgin var sence?

Kırmızı saçlıyım. Şeker yemeyi seviyorum ve büyük bir ailem var. Ben de başkasının eskilerini giyiyorum. Yani Ron'a çok benziyorum. İkimiz de örümceklerden korkuyoruz bir de.

 

 

Çeviri: Övül Durmuşoğlu
Kaynak: Altyazı Dergisi (aralık 2002)

Admin · 116 görünüşler · 0 yorumlar
13 Ara 2008

Daniel Radcliffe Röportajı ... Sırlar Odası

Daniel Radcliffe Röportajı ... Sırlar Odası

 

İlk filmden sonra hayatınız değişti mi?

Hayır pek değil. İnsanların sokakta beni tanımasını sorun etmiyorum çünkü ne zaman beni fark edip film hakkında konuşmak isteseler güzel şeyler söylüyorlar. Bazı insanlar bunu sıkıcı bulabilir amabenim hoşuma gidiyor. Ben insanlarla karşılaşıp film hakkındaki düşüncelerini dinlemeyi seviyorum.

Siz de kitaplardaki her ayrıntıyı bilen Harry Potter hayranları gibi bir Harry Potter uzmanı mısınız?

Kitapları seviyorum ama en ufak ayrıntısına kadar kitaplardaki herşeyi bilmiyorum. Çekim yaparken sete gelen bazı çocuklar var mesela, filmde rol almadıkları halde o sahnenin sonunda neler olacağını biliyorlar. Ben pek öyle değilim.

Hayatınızdaki gelişmeler arkadaşlarınızı nasıl etkiledi?

Tam anlamıyla olağanüstüler, beni Harry olarak görmüyorlar. Dan olarak görüyorlar ve ben de kendimi böyle hissediyorum. Gerçekten şanslıyım. Bazı çocuklar kıskanabilirdi, bunu biliyorum ama öyle olmadı ve bu da bana gerçekten iyi arkadaşlarım olduğunu gösterdi.

Büyüdüğünüzde oyunculuğa devam edecek misiniz?

Oyunculuğu seviyorum, devam edebilirm ama kesin bir şey söylemek zor çünkü çok fazla seçenek var. Chris Columbus bana gerçek bir sinema sevgisi aşıladı, o yüzden yönetmen ya da yazar olmayı da isteyebilirim. Film endüstrisinin içinde olmak isteyebilirim ama aktör olmak isteyip istemeyeceğimi bilmiyorum.

Mümkün olduğu kadar çok "Harry Potter" filminde rol almak istiyor musunuz?

Bilmiyorum. Duruma göre değişir. Şimdi her seferinde tek bir filmi düşünüyorum ve o filmde Harry'yi mümkün olduğunca iyi oynamaya çalışıyorum.

İkinci filmde tehlikeli sahneler daha fazlaydı değil mi?

Tehlikeli sahneleri seviyorum. Çoğunda ben oynuyorum ama tabii bazıları çok karmaşık ve riski çok yüksek. Bu sefer daha fazla çalışmam gerekiyordu. Dublörüm David Holmes müthiş bir jimnastikçi. Onunla birlikte jimnastik ve ağırlık çalıştık. 19 yaşında ama benim boylarımda.

Emma ve Rupert'la aranız nasıl?

Çok yakın arkadaş olduk. Emma çok zeki, rupert ise çok komik, her çeşit sesi çıkartabiliyor ve her çeşit karakteri canlandırıyor. Filmdeki haline bayağı benziyor. Sanırım hepimiz bir yere kadar canlandırdığımız karakterlere benziyoruz ve çok iyi arkadaş olduk.

Chris Columbus aktör olarak geliştiğinizi söylüyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Belli bir gelişme hissediyorum kendimde. Aktör olarak değiştiğimi biliyorum ama neyse ki insan olarak değişmedim, hepsi Chris'in sayesinde. İkinci filmde Chris bizimle çok daha karmaşık çekimler yapabildi çünkü artık ne yapacağımızı daha iyi biliyorduk. Hepimizi, özellikle de Emma, Rupert ve ben çok şey öğrendik. Dokuz ayınızı sette geçirince ister istemez gelişiyorsunuz.

Fiziksel olarak da değiştiniz...

Evet, boyum daha uzun. Siz bir de Rupert'ı görün (Kahkahalar)...

Harry Potter, yani bir nev'i aksiyon karakteri olmak nasıl bir şey?

Eğlenceli! Bir aksiyon kahramanı olduğunu hayal eden çok çocuk vardır herhalde ya da bilmiyorum belki de bende bir tuhaflık var (gülüyor) çünkü ben bir aksiyon kahramanı olduğumu hayal etmiştim. Şimdi bu gerçek oldu. Hayal kurduğum zamanları hatırlayınca bir acayip hissediyorum. Çok tuhaf, gerçekten acayip bir şey.

Üçüncü filmi Chris Columbus yönetmeyecek. Onunla ne kadar yakın olduğunuzu biliyoruz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Çok üzücü ama tam olarak gidiyor sayılmaz çünkü yapımcı olacak. Öyle ya da böyle işin içinde yine ve çekimlerin büyük bölümünde sette olacak.

İki filmi karşılaştırdığınız zaman Harry Potter'ın nasıl bir gelişim gösterdiğini söyleyebilir misiniz?

Büyüdüğü açıkça görülüyor. İlkinde etrafındaki gelişmelere tepki veriyor ve kendisinin de içinde olduğu yeni dünyayı keşfediyordu. İkincisinde inandığı şey için mücadele ediyor. İlk filmde değil ama ikincisinde Harry'nin gerçekten sıkı bir çocuk olduğunu düşünüyorum, bir nevi aksiyon kahramnı ki bu harika. Aksiyon kahramnı diyorum çünkü aksiyon sahneleri var. Ayrıca duygusal olarak da değişiyor. Çok daha derin bir duygusal dünyası olduğunu görüyoruz, çünkü ikinci filmde bu daha çok açığa çıkıyor.

 

 

Söyleşi: Martyn Palmer
Kaynak: Sinema Dergisi (kasım 2002)


Admin · 98 görünüşler · 0 yorumlar
13 Ara 2008

Daniel Radcliffe Röportajı ... Azkaban Tutsağı

Daniel Radcliffe Röportajı ... Azkaban Tutsağı

 

Marie: Azkaban Tutsağı ilk ikisinden çok daha karanlık bir kitap ve zorbalık ve kendinden şüphe etme gibi ciddi konuları ele alıyor. Sence bu film serinin bir dönüm noktasımı ve eğer yanıtın evetse, neden?

Daniel Radcliffe: Kuvvetle öyle olduğunu düşünüyorum, ilk iki kitap Harry'nin basilisk, şeytan tuzağı ve birincideki gibi benzeri fiziksel mücadelelerin üstesinden gelmesini anlatılırken; 3. kitap daha çok duygusal meselelere odaklanıyor. Harry'nin karakteri açısından daha duygusal yoğunluğu olan bir yolculuk bu. Bu özelliğiyle bence ilk iki kitaptan büyük bir farkla ayrılıyor. Ayrıca bu kitapta özellikle sevdiğim şey, duyguları bu kadar ayrıntılı anlatması ve sizin de dediğiniz gibi, kendinden şüphelenmeyi ele alması , bu arada da hala her yaştan okura hitap etmeye devam etmesi.

Marie: Öyleyse izleyiciler Harry'nin daha önce görmedikleri bir yönünü görmeye başlayacaklar diyebilir miyiz?

Daniel Radcliffe: Oh, tamamen, kesinlikle.

Marie: Azkaban Tutsağı 'nda Sirius ve Lupin gibi birçok yeni karakter var. Neden bu kitapta ve serinin geri kalanında Sirius'un bu kadar önemli bir karakter olduğunu düşünüyorsun?

Daniel Radcliffe: Sirius'la ilgili olarak hep şunu söylüyorum, eğer oynayacağım başka bir karakter olabilseydi, Harry'nin babasıyla olan ilişkisi nedeniyle bu Sirius olurdu, gerçi bu Lupin için de geçerli. Onlar Harry'nin babasını iyi tanıyorlar; onun en iyi arkadaşlarıydılar. Şimdi ilk defa onun oğluyla gerçekten karşılaşıyorlar ve bence filmi ilginç kılan bu. Onların Harry ile ilişkileri, Harry'nin babasıyla çok uzun zaman geçirmiş olmaları; ve Harry de onları bir bakıma yeni babaları gibi görüyor.

Marie: Bir kez daha, Harry bu kitapta gerçek babası ile ilgili daha çok şey öğreniyor. Sence bu bilgi onu nasıl değiştiriyor?

Daniel Radcliffe: Üçüncü kitapla ilgili ilginç olan bir şey, onu ilk kez gördüğümüzde geçmişle ve babasıyla ilgili her şeyi bildiğini düşünüyor ve bu kitapta aslında bunların hepsi tamamen sarılıyor ve altüst oluyor. Burada kendinden şüphe etmeye başlıyor. Bazı şeyleri bilmediğini, babasıyla ilgili şeyleri bilmediğini düşünüyor. Acaba başka neleri bilmiyor? Ve eğer bunları öğrenirse, belki de bilmediği yeni şeyler ortaya çıkacak. Bence bu kitabı gerçekten ilginç yapan bunlar, çünkü kendini düşünmek, endişelenmek ve kendinden kuş kulanmak üzerine yazılmış.

Marie: Bütün bu ruhunu aramak ve sorgulamak konularını büyürken ve kim olduğunu keşfederken kendi kişisel deneyimlerine bağlıyormusun?

Daniel Radcliffe: Eh bence herkes bunu yapar. Herkes eninde sonunda hayatının bir yerinde geçmişini ya da kim olduğunu bilmek istemeyecektir. Bence normalde bu biraz daha geç yaşlarda olur, ancak Harry babasız büyüdüğü ve yeni şeyleri babası olmadan keşfettiği için, bu kitapta bunlar biraz daha erken oluyor.

Marie: Epeyce tanınıyorsun. Rahatlamak için ne yaparsın ve ünlü olmak bunu etkiliyor mu?

Daniel Radcliffe: Pek etkilemiyor, çünkü insanlar filmlerle ilgili olumlu şeyler düşünüyorlar. Demek istediğim, asla kötü davranmıyorlar. Eğer kötü davransalardı bu benim için sorun olurdu. Rahatlamak için ne mi yaparım? Birçok fim seyrederim (diğer filmleri), müzik dinlerim, okurum, arkadaşlarımla görüşürüm. Bunun gibi şeyler işte.

Marie: Müziğe gelince... Alternatif punk ve benzeri müziklerle epey ilgilisin.

Daniel Radcliffe: Aslında gitarla yapılan müziği seviyorum.

Marie: Bir başka deyişle, senin için müziğin merkezinde gitar var. Gitar çalıyor musun?

Daniel Radcliffe: Bas gitar çalıyorum.

Marie: Hiçbir grupta çalmayı düşündün mü?

Daniel Radcliffe: Oh, bir grupta çalmayı çok isterdim.

Marie: Harry bir kahraman olarak görülüyor. Senin hayatındaki kahramanlar kimler?

Daniel Radcliffe: Doğrusu, anneme, babama ve 12 yaşımdan beri tanıdığım en iyi arkadaşım Will'e sonsuz saygı duyuyorum. Gerçekten hayatımı en çok etkileyenler onlar.

 

Söyleşi: Marie Morreale
Kaynak: Scholastic Yayınevi

Çeviren: lunatic
Hazırlayan: Fantasticc

Admin · 83 görünüşler · 0 yorumlar
13 Ara 2008